Tüm hemşerilerimizin hizmetinde olacak olan web sitemizde güncel haber bilgilere yer verilecektir. http://www.incesu.tv
(461)
İncesu Bozca Köyü
Altmış sene evvel Himmetdede nahiyesine bağlı iken 1911 yılında İncesu’ya bağlanmış. Asıl adı Bozağıl olup tımarlı sipahi tımarıdır. Oğuzların Bozcalu oymağının yerleşim yeridir. Köy, aile ve oymak olarak bir koldan gelmektedir. Köyün yaşlılarının anlattığına göre bilinen en eski aile büyüğü Tımarlı Sipahi Beyi Hacı İlbey’dir. 250 haneli, mahsuldar bir köy olup merkez kazaya 20 km uzaklıktadır. Bir yarımada gibi Kızılırmak üç tarafını kuşatır. Akarsuyu bol olmasına rağmen içme suyu çok uzaktadır. Kadınlar sırtlarında veya eşeklerle su çekerken 1952 yılında 5 km uzaktan su getirilmiş ve köyün başına, ortasına ve sonuna olmak üzere üç çeşme yapılmıştır. Halk misafirperverdir. Köy, yol uğrağı olduğu için misafir hiç eksik olmaz. Merhum Halil Yalçın’ın odasında sanki bir han gibi, işler bir lokanta gibi üç öğün sofra çıkarılır. Halil Yalçın, Ürgüp Rüştiyesini bitirmiş olduğu için bütün çevrede Bozcalı Halil Efendi olarak anılır. Birinci Dünya Savaşı’na ihtiyat zabiti olarak katılmış ve 1916 yılında İngilizlere esir düşmüştür. İngilizler tarafından Hindistan’da bir esir kampında iki yıl kalmış. Mütareke’de dönmüş, arkasından Milli Mücadele’ye Mülazim-i Sani rütbesiyle katılmış. Fahrettin Altay Paşa’nın süvari birliklerinde müfreze komutanı olarak İzmir’e ilk girenler arasında yer almıştır. Milli Mücadele’den sonra Sapanca’ya bir komutanı olarak tayin edilmiş, ancak rüyasında babasının kendisini ‘ocağını kuruttun’ şeklinde ikazı üzerine görevinden istifa ederek köyüne gelip yerleşmiştir. Köye gelen misafirlerin ve resmi görevlilerin onun evine gelmesinin sebebi budur. Halil Yalçın’ın hanımı, çırağı ve yeğenleri misafirlere hizmet ederlerdi. Gelen misafirin meşrebine göre hareket edilir; dindarsa o yolda ikram edilir, değilse her türlü içkisi ve mezesi ile ağırlanırdı. Tabi Halil Yalçın vefat etti. Aşağı yukarı bütün köy merhum Halil Yalçın gibi misafirin hizmetini temin eder ve istirahat ettirerek uğurlarlar. Önceleri tıpkı diğer köyler gibi geçim koyun besiliği ile yürütülürken zaman içinde tarıma ve sebze meyve üretimine yönelmiştir. Köyde hâlen sürüleri bulunan ve sadece koyun besleyen aileler bulunmaktadır. Temel geçimleri bağcılıktır. En nefis Dirmit üzümü bu köyde yetişir. Bir kısmını yaş iken satarlar, en çok da kuruturlar; kuru üzüm satarlar. Sergi zamanı bir bayram gibidir. Civar köylerden ve kazalardan misafir davet edilir. Her evde bir şenlik yapılır. Çiftçilik ikinci işleridir. Ekim sahaları azdır ve kıraçtır. Evlerinin süt ve yoğurdunu sağlamak üzere her evin birkaç davarı bulunur. 1958 yılında yapılan bir referandumla Avanos kazasına bağlanmışlardır. Avanos’a 12 km uzaklıktadır. Daha fazla bilgi http://www.incesu.tv/