| İncesu Şeyh Şaban Köyü |
 |
|
|
|
İncesu Şeyh Şaban Köyü
Erciyes dağının Kuzeybatı yüzünde kazaya 20 km uzaklıkta ve kazanın güney batısına düşen büyükçe bir köydür. 200 kadar ev bu köyde barınmaktadır. Arazi şartları aynı Sürtme ve Kızılviran gibidir. Halk, davarcılık ve korularından kesip İncesu’da sattıkları odun parası ile geçinir. Her evde en az iki eşek beslenir. Akşama kadar korudan kesilen meşe odunu, İncesu’ya yazın olsun kışın olsun daha güneş doğmadan köylünün geldiği görülür. Hele kış günleri ayağı çarık ve dolakla sımsıkı sarılmış iyi giyinmiş kolları dirseklerine kadar sıvalı ve beli kuşaklı ceketsiz yiğit kişilerin o kar ve donda soğukta tipide kazaya gelmiş olmaları, herkesi hayrete düşürür. Bu köy çok eski tarihlerde kurulmuş bir köy olup camisi ve okulu vardır. Caminin avlusunda Şeyh Şaban türbesi olup ziyaret dağı denilen çok dik bir dağın başında bir türbe vardır. Türbenin kapısında 711 tarihi yazılıdır. Miladî 1286 tarihine tesadüf eder. Türbenin taşları o muhitin taşları değildir. İncesu’nun kırmızı taşlarıdır. İçinde iki büyük bir küçük mezar olup her üçünün üzerinde de mermer kitabeler vardır. Köy imamı Hacı Ömer Efendi ile türbeye çıktık. Beyaz bir kâğıdı mermerin üzerine kapattık, kurşun kaleminin ucunu bıçakla kazıdık, kâğıdın üzerine dökülen kömürleri parmakla kâğıdın üzerine ovuşturduk. Yazı kâğıda çıktı. Biz ancak Şem’un kelimesini okuyabildik. Başka bir iz elde edemedik. Türbenin önünde büyük bir sarnıç vardır. Binanın gayet muntazam kemerleri ve yapılış tarzı bir sanat eseridir. Türbe, dağın tam zirvesine bina edilmiştir. Dağın alt taraflarında harçlarla yapılmış siperler olduğunu kale surları gibi surlar bulunduğunu, bu Şem’unun Anadolu’yu zapta gelen bir Arap ordusunun kumandanı olduğunu, karısı, oğlu ve kendi bir arada iken yıldırım düşerek öldüklerini ve buraya gömüldüklerini İmam Merhum Hacı Ömer Efendi’den işittim. Araştırılmaya değer tarihi bir olaydır. Ayrıca Şeyh Şaban’dan Sürtme köyüne giden dağ yolu üzerinde bir türbe daha olup Omuzu Güçlü Türbesi diye adlandırılır. Bu bina da bir sanat eseri olup her iki türbenin de taşları o semt taşı olmayıp İncesu’dan gittiği ve İncesu taşı olduğu bellidir. Her iki binanın yatırı da büyük kuvvetlere sırtı dayalı kişiler olduğu alenen bellidir. Koca bir türbenin taşının ancak devlet gücü ile İncesu’dan buralara taşınması kabildir. Omuzu Güçlü Türbesinin içindeki mezarı ayağımla ölçtüm, tam 22 ayak uzunluğundadır. Eskiden ölünün boyuna ip ölçülür mezarı da o uzunlukta yapılırdı. Hatta İncesu’da kadınların kızdığı erkeklere boyuna boz ipler ölçülsün dedikleri cümlenin malumudur. Eğer bu merhumun boyu 22 ayak ise ne kadar uzun bir zat imiş. Türbedeki taşların her biri bir metre küp kadardır. Bu dağ başına taşınışı mucibi hayrettir. Şeyh Şaban köyü yağmura daraldığı zaman ziyaret dağına çıkılır. Orada kurbanlar kesilir ve yağmur duası edilir. Dilekleri böylece kabul edilir ve yağmur yağarmış. Köyde akarsu ve içme suyu yoktur. Çok eskiden kalma ve yapma bir gölleri vardır. İnsanlar ve hayvanlar bu gölden su içerler. 1950 yılından sonra köye içme suyu getirilmiş, iki çeşme yapılmıştır. O eski gölden halk kurtarılmıştır. Gelen su az olduğu için köye kâfi gelmemektedir. Bu köyde ne adi ne de siyasi hiçbir suç işlenmez. Halk, dinine ve milletine bağlı, kaderine razı mütevekkil kişilerdir. Köye gelen su kavaklı yayladan getirilmiştir. Pınarın esası az olduğu, başka bir pınar da bulunmadığı söylenir
Daha fazla bilgi http://www.incesu.tv
|
Köy Muhtarı: Ahmet ÖZER |
|
Muhtarlık Erişim Bilgileri: |
|
Telefon: |
6991015 |
|
Cep Telefonu: |
|
|
Demografik Bilgiler: |
|
Nüfusu: |
|
|
İle Uzaklığı: |
60 km |
|
İlçeye Uzaklığı: |
30 km |
|
Rakım: |
1550 m |
Sağlık Evi Var / Faal Değil Sağlık Ocağı Yok |
İlköğretim Okulu Var / Faal Taşımalı Eğitim Yapılıyor |
PTT Şubesi Yok PTT Acentası Yok |
Su Şebekesi Var Kanalizasyon Yok |
|
|