|
İncesu Hamurcu Köyü

İncesu Hamurcu Köyü
150 haneden ibaret olan bu köy de diğer köyler gibi çiftçi ve davarcıdır. Akarsuyu yoktur, içme suyu gayet azdır. Köyün alt tarafında bir çeşme varsa da suyu acı ve köye de uzak olduğu için rağbet görmez. Hayvanlarını Tahar Gölünde sularlar. Bu göl köyün kuzeyinde Taharini Köyü arasındadır. Büyük bir göle ek olup yağmur suyu ile dolar. Yazın kurur, arazi kıraç olmakla beraber dağ ovası olduğu için iyi buğday yetişir. Kendi yiyecekleri kadar bağları da vardır. Gayet tatlı üzümleri olur. Halkı gayet çalışkan ve terbiyeli insanlardır. Bir okulu vardır. Camisi de bulunmaktadır. Davar bu köyde diğerlerine nazaran daha çoktur. Yazın Tekir Yaylasına göçerler, ekin biçme zamanı erkekleri köye döner, kadınlar bir müddet daha yaylada kalır. Saplar harmana toplanıp da tarlalardan kalkınca davarla birlikte yayladan inerler. Bir zamanlar frengi, bu köyü baskısı altına almış, sonradan Allah kurtarmış; şimdi köy tertemiz olmuştur. Zaten bu ve buna benzer hastalıklar bütün Türkiye’yi şamil idi. Sıtma, verem, frengi ve trahum Türkiye’yi kasıp kavurmakta idi. Doktor ve ilaç temin etmek de mümkün olmadığı için halk, kaderine terk edilmişti. Üfürükçünün nüshası manevi tedavi vazifesi görüyordu. Dişi ağrıyan bir kişi hocaya gider, dişini mıhlatırdı. Hoca Efendi ben bu işi yapmam derse köylüsü kendine hasım olacağı için bir kâğıdın üzerine Ya-Şem’un ibaresi yazar hastaya verir, “Git bu kâğıdı evinin kapısının arkasına çivile” derdi. Hasta emredileni yapar ve şifa bulurdu (tabi psikolojik). Ne yapsındı; ne dişçi var ne de ilaç. İki evlilik bütün köylerde olduğu gibi bu köyde de az da olsa vardı. İşin aslını bilmeyenler bugün tereddüdü zevcatın yanı çok evliliğin aleyhine olur olmaz bilir bilmez laflar sarf etmekte ve kınamaktadırlar. Senelerce muharebeden çıkıp yeni bir muharebeye giren ve pırasa gibi doğranan Balkan Harbi, onun ardından I. Cihan Harbi ve akabinde İstiklal Harbinde verdiğimiz şehitlerin yani milyonlarca ölünün dul bıraktığı gelinler, koca bulamayan kızlar ve dullar sığınacak bir koltuk aramakta ve bir lokma yavan ekmek yemek ve namusunu korumak için askere gitmeyen, sakat, hoca ve ihtiyar zenginlerin himayesine kendisini terk eder, “Adım erli olsun da başım çorlu olsun zararı yok” diye iki hatta üç evli bir kocaya gitmeye razı olurdu. O zaman iki evlilik müessesesi sosyal bir müessese görevi yapmakta idi. Allah bir daha milletimizi bu müesseseyi yeniden ihdas etmeye mecbur bırakmasın Daha fazla bilgi http://www.incesu.tv
|
Köy Muhtarı: Ali EZER |
|
Muhtarlık Erişim Bilgileri: |
|
Telefon: |
6936147 |
|
Cep Telefonu: |
|
|
Demografik Bilgiler: |
|
Nüfusu: |
|
|
İle Uzaklığı: |
27 km |
|
İlçeye Uzaklığı: |
19 km |
|
Rakım: |
1350 m |
Sağlık Evi Yok Sağlık Ocağı Yok |
İlköğretim Okulu Var / Faal Taşımalı Eğitim Yapılıyor |
PTT Şubesi Yok PTT Acentası Yok |
Su Şebekesi Var Kanalizasyon Yok |
|